Sitemizde, siz misafirlerimize daha iyi bir web sitesi deneyimi sunabilmek için çerez kullanılmaktadır.
Ziyaretinize varsayılan ayarlar ile devam ederek çerez politikamız doğrultusunda çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz.
X

Madde 280

4. Zapttan ve ayıptan sorumluluk

4.   Zapttan ve ayıptan sorumluluk

Madde 280 - Cebrî artırmalarda zapttan ve ayıptan sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanmaz.

Artırmadan mal alan kişi, o mala, tapu siciline veya satış koşullarına ya da kanuna göre belirli olan durumu, hakları ve yükleri ile birlikte malik olur.

İsteğe bağlı açık artırmalarda satıcı, satılanın zaptından ve ayıplarından sorumludur. Ancak, aldatma durumu dışında, artırma koşullarında açıkça belirtip duyurmak suretiyle bu sorumluluktan kurtulabilir.

I-) 818 Sayılı Borçlar Kanunu:

V - Tekeffül

Madde 230 - Müzayede şartnamesinde sarih bir taahhüdün bulunması veya müzayedeye iştirak edenlere karşı bir hile yapılmış olması halleri müstesna olmak üzere, cebrî müzayedelerde tekeffüle mahal yoktur.

Müzayede ile mal alan kimse o mala tapu siciline ve satım şartlarına ve kanuna nazaran muayyen olan hali ve hakları ve mükellefiyetleri ile malik olur.

İhtiyarî ve alenî müzayedelerde satıcı, âdi satımda olduğu gibi satılanı tekeffül ile mükelleftir. Şu kadar ki hilesinden mütevellit olandan maada tekeffüllerde usulü dairesinde ilân edilen satım şartları zımnında, tahallüs edebilir.

II-) Madde Gerekçesi:

Madde 279 - 818 sayılı Borçlar Kanununun 230 uncu maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 279 uncu maddesinde, açık artırma yoluyla satışlarda zapttan ve ayıptan sorumluluk düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 230 uncu maddesinin kenar başlığında kullanılan “V. Tekeffül” şeklindeki ibare, Tasarıda “4. Zapttan ve ayıptan sorumluluk” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 230 uncu maddesinin birinci fıkrasında, cebrî artırmalarda “tekeffül”e yer olmamasına ilişkin kuralın iki istisnasına (artırma şartnamesinde aksine açık bir düzenleme olması ile artırmaya katılanlara karşı hile yapılması) ilişkin sorunlara, ancak icra hukuku kurumları çerçevesinde (şikâyet, ihalenin feshi gibi) çözüm bulunabileceği göz önünde tutularak, Tasarı metnine alınmamış; bu tür artırmalarda ayıptan ve zapttan sorumluluğa ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı kabul edilmiştir.

III-) Kaynak İsviçre Borçlar Kanunu:

1-) OR:

V. Gewährleistung

Art. 234

1 Bei Zwangsversteigerung findet, abgesehen von besonderen Zusicherungen oder von absichtlicher Täuschung der Bietenden, eine Gewährleistung nicht statt.

2 Der Ersteigerer erwirbt die Sache in dem Zustand und mit den Rechten und Lasten, die durch die öffentlichen Bücher oder die Versteigerungsbedingungen bekannt gegeben sind oder von Gesetzes wegen bestehen.

3 Bei freiwilliger öffentlicher Versteigerung haftet der Veräusserer wie ein anderer Verkäufer, kann aber in den öffentlich kundgegebenen Versteigerungsbedingungen die Gewährleistung mit Ausnahme der Haftung für absichtliche Täuschung von sich ablehnen.

2-) CO:

V. Garantie

Art. 234

1 Sauf les cas de promesses formelles ou de dol commis à l’égard des enchérisseurs, il n’y a pas lieu à garantie dans les enchères forcées.

2 L’adjudicataire acquiert la chose dans l’état et avec les droits et les charges qui résultent soit des registres publics ou des conditions de vente, soit de la loi elle-même.

3 Dans les enchères publiques et volontaires, le vendeur est tenu de la même garantie que dans les ventes ordinaires; il peut toutefois, par des conditions de vente dûment publiées, s’affranchir de toute garantie autre que celle dérivant de son dol.

IV-) Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları:

1-) YİBK, T: 24.06.1953, E: 14, K: 6 sayılı kararından:

İzah olunan sebeplere binaen Tahsili Emval Kanununa tevfikan yapılan cebri ihalelerin fesih ve iptalinden dolayı hukuku muhtel olduğu iddiasiyle alıcılar tarafından Devlet aleyhine açılan tazminat dâvalarının rüyet ve tetkikinin Devlet Şûrasına ait olduğuna ve Ticaret Dairesinin bu babtaki içtihadının isabetli ve kanuna uygun bulunduğuna birinci müzakerede üçte iki ekseriyet hâsıl olamadığından 24/6/1953 tarihinde yapılan ikinci müzakerede müzakere nisabının mutlak ekseriyetiyle karar verildi. (RG. 21.08.1953; S: 8489).

2-) YİBK, T: 18.06.1958, E: 11, K: 13 sayılı kararından:

Binaenaleyh satışa arz olunan gayrimenkullerin ihaleden evvel son durumunun imar ve belediye dairelerinden sorularak alınacak cevabın satış ilânına ve artırma şartnamesine derci lüzumuna ve İcra ve İflâs Dairesinin son içtihadının alâkadarların menfaatlerine daha uygun olduğuna 18/6/1958 tarihinde mevcudun üçte ikisini geçen ekseriyetle karar verildi. (RG. 26.09.1958; S: 10017).

 


Copyright © 2017 - 2019 Prof. Dr. İlhan Helvacı. Tüm hakları saklıdır.